22 Aralık 2008 Pazartesi

Kar

Lapa lapa kar yağsın istiyorum. 

Seneler evvel yağmıştı. Tam 4 gün işe gidememiştik. Şahane bir 4 gündü. Ben işten çıkıp eve kadar yürümek zorunda kalmıştım.
 
Ama ne maceraydı. 

Öğlen 2 gibi Maslak'taki binadan çıktım, Levent'te en sevdiğim arkadaşlarımdan Çağrı
 ile buluşup bir şişe kırmızı şarap alıp, Etiler'e kadar birlikte yürümüştük. 
Levent karlar altında bir başka güzel...Şiirsel kareler çıkardı, ama fotoğraf makinem yanımda yoktu maalesef. Aklıma kazımışım. Dün gibi hatırlıyorum o kareleri... 

O kadar şiddetli kar yağıyordu ki, yürümek inanılmaz zordu. Çağrı ile vedalaştıktan sonra, Etilerden Arnavutköy'e yürüyebilmem yaklaşık 2 saatimi almıştı. Tipiden sebep. Ve inanın yokuşun sonuna gelip - saatler yaklaşık 8'e gelirken - sahile indiğimde bizim köfteci Ali Babanın kahyası - 10 adımlık yol kalmasına rağmen -  beni eve kadar taşımıştı. Yürümeyi bırakın, ayakta duramıyordum... Ayaklarım donmuştu çünkü... Eve geldiğimde annem üfleye üfleye açtı ayaklarımı...

Ama olsun. Ben yine de şikayet etmedim hiç. Gece boyu canım Vito'mun kalorifer efekti olan ağzı, yanakları! kucağımda,  karı seyrettim pencereden. Sıcak bir çatı altında olduğuma şükrederek. Hiç durmak bilmeyen kar sonrasında 
sabah uyandığımda Vito ile rutin yürüyüşümüz bambaşka bir keyif vermişti. Hele eve dönüp işe gidilmeyeceğini öğrendiğimde..Ohhh... Deymeyin keyfime... Vito ile sokaklarda geçirdiğimiz zamanda ne bir araba vardı yollarda, ne de bir insan... 
Sadece biz ve karın o inanılmaz sesi - ya da sessizliği... 
Acaip bir duygu şu kar. Ve ben hem karı hem de yarattığı o huzur duygusunu çok seviyorum. Arkasından çamur, trafik, kaos getirsede... Çok ama çok seviyorum karı...

Metereoloji artık genelde doğruyu söylüyor ve dediklerine göre İstanbul'a ilk kar Çarşamba günü yağacakmış... Umuyorum doğrudur.  Çarşamba için 2 temennim: Şebnemin temiz raporları... Ve lapa lapa kar... Evde mahsur bırakan cinsinden...İri iri yağan cinsiden...Çünkü bu sene maalesef kayağa gidemeyeceğim ve karı doya doya yaşayamayacağım... 

7 yorum:

Tanya's dedi ki...

Verdacım,

Geliyor..az sabret..yılbaşına karlı gireceğiz..belki o cok sevdiğimiz dört ayaklı dostlarımız yok ama yeni dostlar geliyor hayatımıza..hehe..en azından seninki yolda...

zeya dedi ki...

tüm dileklerine katılıyorum da şu lapa lapa durumu haftaya olsa taşınma ekipleri rahat rahat gelseler olur mu ?? :):)

Ersin dedi ki...

verdacım, ne güzel anlattın, dileklerine katılıyorum, ama acaba kar çarşamba günü gece saatlerinde başlasa olur mu zira o gün çok koşuşturmam var dışarılarda....... :)

Verda dedi ki...

Tanyacım yağsın kar yağsın...Yeni yıl öyle girelim. Bembeyaz örtü altında. Şömine başında. Sevdiklerimizle. Hayatımızda olmayan dostlarımıza gelince, kabullenmek lazım tabii e onların bize öğrettiği onca şeyi düşünmek... Özlemek ah o özlemek yok mu ama? Uff yaniii... Ve son olarak hayatımıza girsin yeni dostlar :))) bakalım benim hayatıma nasıl bişi girecek???

Verda dedi ki...

Tanyacım yağsın kar yağsın...Yeni yıl öyle girelim. Bembeyaz örtü altında. Şömine başında. Sevdiklerimizle. Hayatımızda olmayan dostlarımıza gelince, kabullenmek lazım tabii e onların bize öğrettiği onca şeyi düşünmek... Özlemek ah o özlemek yok mu ama? Uff yaniii... Ve son olarak hayatımıza girsin yeni dostlar :))) bakalım benim hayatıma nasıl bişi girecek???

Verda dedi ki...

Zeyacım, o zaman sen taşınmanı bitir. Evinde kı.ının üstüne rahatça bir otur, ve öyle yağsın....- Ay evsiz barksız olan tüm canlılar içinde sıcak bir yuva diliyorum...

Verda dedi ki...

Sevgili Ersin, içten umuyorum kar gece başlasın biz de sabaha bembeyaz uyanalım... Kazasız, belasız... Tadına vararak..